• Kantin duvarlarına ve kapı tokmaklarına asılan “Gazze’ye ses ver” afişleri, mesai saatlerindeki sessiz protestoya dönüşmüş durumda.
• Eski büyükelçi Martin Kobler’in de dâhil olduğu “ulusal-hukuk” kanadı, Almanya’nın Myanmar ve Rusya’ya uyguladığı ambargonun “Gazze’deki koşullar” karşısında neden devreye alınmadığını soruyor. Kobler’e göre, “devlet çıkarı ile uluslararası hukuk asla çelişmemeli; şu an çeliştiği kanaali bakanlıkta hızla yayılıyor.”
– Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) yakın kararlarında “savaş suçu”, “insanlığa karşı suç” ve hatta “soykırım” ihtimalleri geçiyor.
– Bu kararlar çıkarsa, Alman menşeli cephane ve parçaların Gazze’de kullanılması “bilerek iştirak” gerekçesiyle Berlin’i mahkemeye taşıyabilir.
– Diplomatların hazırladığı gizli notta, “AB içinde yalnız kalmak” riski de sıralanıyor; geçen ay 13 eski büyükelçinin imzaladığı ve kamuya sızan mektup bu endişeyi perçinledi.
Sözcü, kurum içi sohbet gruplarının varlığını doğruladı ve “Sayın Wadephul ile görüşme talebi gündemde” dedi. Kurmaylar, genç kadronun görüşlerini “yapıcı eleştiri” olarak değerlendiriyor; ancak İsrail’e yönelik silah ihracatının şimdilik “stratejik ortaklık” gerekçesiyle süreceği kulislerde konuşuluyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!