Diyabet hastalarında kilo kaybına yol açan zayıflama iğneleri, son zamanlarda obezite tedavisinde de tercih edilmeye başlandı. Bu ilaçlar, başlangıçta diyabet tedavisi için geliştirilmişti, ancak kilo kaybı sağlayabildikleri keşfedilince obezite tedavisinde de kullanılmaya başlandı. Araştırma sonuçları, düzenli kullanımda iki yılın sonunda yüzde 20'ye varan kilo kaybı sağlanabildiğini ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, bu ilacın tek başına mucizevi bir çözüm olmadığını vurguluyor. Tedavinin kalıcı başarı sağlaması için sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve hekim takibinin şart olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, zayıflama iğnelerinin kontrolsüz ve bilinçsiz kullanımının sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu ilaçlar, özellikle tiroit kanseri öyküsü bulunan kişiler ile bazı safra kesesi ve pankreas rahatsızlıklarına sahip bireylerde kullanımın ciddi riskler taşıyabileceği belirtiliyor. Doç. Dr. Esra Çokiçli, bu ilaçlar hakkında merak edilen soruları yanıtladı. Bu ilaçlar başlangıçta diyabet tedavisi için geliştirilmişti, ancak diyabet hastalarında kilo kaybına neden oldukları fark edildikten sonra obezite tedavisinde de kullanılabileceği tespit edildi. Yapılan çalışmalar, iki yılın sonunda yüzde 20'ye varan kilo kaybı sağlanabildiğini gösteriyor; ancak iğne bırakıldıktan sonra bu kilonun bir kısmı geri alınabiliyor.
Kiloların geri alınmaması için tedavinin mutlaka doğru diyet, beslenme ve egzersizle birleştirilmesi ve doktor kontrolünde doz düşürülerek bırakılması gerekiyor. En sık rastlanan yan etkiler bulantı, kusma ve karın ağrısıdır. Çok nadir durumlarda kabızlık da görülebiliyor. Bu ilaçlar, ailesinde belirli bir tür tiroit kanseri öyküsü olan veya kendisi daha önce tiroit kanseri geçirmiş kişiler için tehlikeli olabilir. Ayrıca, herhangi bir tetkik yaptırmadan, yüksek dozla ve kontrolsüz şekilde başlayan kişilerde riskler çok daha fazla. Pankreas iltihabı riski normal topluma göre çok yüksek olmadığı belirlenmiş olsa da, kontrolsüz kullanım bu riski artırabilir.
Vücut kitle indeksi 30'un üzerinde olan kişiler için uygundur. Ayrıca vücut kitle indeksi 27,5'in üzerinde olup beraberinde prediyabet, karaciğer yağlanması, hipertansiyon veya koroner arter hastalığı gibi ek sağlık sorunları olan personnesde de kullanılabilir. Bilinen spesifik bir uzun vadeli risk yoktur; ancak kontrolsüz ve hızlı kilo kaybı yaşayanlarda kas erimesi ve safra taşı oluşma ihtimalinin artması gibi riskler söz konusudur. Bu nedenle tedavinin kademeli doz artışıyla ve uzman takibinde sürdürülmesi hayati önem taşıyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın veya kayıt olun.