Silopi sokaklarında bir akşamüstü yürürken, bir köşede tek başına oturan bir yaşlıyı gördünüz mü? Gözlerindeki yalnızlık, toplumun ortak sorumluluğuna dair sessiz bir soruyu akla getirir: Yaşlılarımızı yalnız bırakmak, sadece onların değil, bizim de geleceğimizi gölgeliyor.Silopi, tarih boyunca misafirperverliği ve komşuluk duygusuyla anılmış bir şehir. Emekli çiftçilerin sabah çayını bahçelerde içtiği, büyükannelerin torunlarına eski masalları anlattığı bir ortam hâlâ var. Ancak gençlerin şehir dışına göç etmesi, aile yapısının küçülmesi ve modern yaşam temposunun artması, bu sıcak bağların zaman zaman yıpranmasına yol açıyor.Köylerden şehre göç eden gençlerin geride bıraktığı boşluk, yalnızlık hissini artırıyor. Aile üyeleri iş ve eğitim nedeniyle evden uzakta olduğunda, yaşlıların günlük ihtiyaçlarını karşılamak ya da sadece bir sohbet eşliğinde zaman geçirmek zorlaşıyor. Bu durum, sadece fiziksel destek değil, duygusal bir eksikliği de beraberinde getiriyor.Silopi’de hâlâ mahalle kahvelerinde toplanan, komşuların birbirine yardım ettiği örnekler bulunuyor. Çocukların oyun sırasında büyüklerini dinlemesi, yaşlıların bilgi birikimini genç nesillere aktarması, toplumsal dokunun canlı kalmasını sağlıyor. Fakat bu gelenek, modern yaşamın hızıyla birlikte azalıyor ve sistematik bir destek eksikliği ortaya çıkıyor.Sağlık hizmetlerine ulaşım, yaşlıların en büyük sorunlarından biri. Şehir merkezindeki hastanelere ulaşım için toplu taşıma seçeneklerinin sınırlı olması, özellikle yürüyüş yeteneği azalmış kişiler için büyük bir engel oluşturuyor. Ayrıca dijitalleşen hizmetlerin (online randevu, e-reçete) kullanımı, teknolojiyle arası iyi olmayan yaşlılar için yeni bir yabancılaşma yaratıyor.Bu eksiklikleri gidermek için mahalle bazlı gönüllü gruplar kurulabilir. Gençlerin ve öğrencilerin, belirli günlerde yaşlıların evine uğrayarak ev işlerine yardımcı olması, birlikte çay içip sohbet etmeleri, hem fiziksel hem de duygusal destek sağlayabilir. Böyle bir sistem, komşuluk bağlarını yeniden canlandırırken, gençlerin toplumsal sorumluluk bilincini de pekiştirir.Belediyenin de rolü büyük. Mobil sağlık birimleriyle yaşlıların evlerine düzenli kontroller yapılabilir; yaşlı dostu park ve yürüyüş yolları, oturma alanlarıyla donatılarak dışarı çıkma motivasyonu artırılabilir. Ayrıca uygun fiyatlı ya da ücretsiz toplu taşıma kartları, yaşlıların şehir içi hareketliliğini kolaylaştırır.Silopi’nin geleceği, nesillerin el ele verdiği bir ortaklıkta saklı. Şu adımları atabiliriz: 1) Mahallelerde gönüllü “Yaşlı Destek Çemberi” oluşturmak; 2) Belediyenin mobil sağlık ve ulaşım hizmetlerini yaşlı odaklı genişletmek; 3) Okullarda nesiller arası diyalog projeleri başlatarak gençlerin deneyimlerine saygı duymalarını sağlamak; 4) Dijital okuryazarlık kurslarıyla yaşlıların teknolojiye entegrasyonunu kolaylaştırmak. Bu basit ama etkili adımlar, Silopi’nin yaşlılarına hak ettikleri değeri ve saygıyı geri kazandıracak.
Köşe Yazısı