Türkiye'de son yıllarda artış gösteren ve özellikle burs, iş vaadi veya ucuz ürün gibi yöntemlerle vatandaşları ağa düşüren IBAN dolandırıcılığına karşı yargı ve ekonomi yönetimi harekete geçti. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verilerine yansıyan tablo, dolandırıcıların banka hesaplarını kara para aklama merkezi haline getirdiğini ortaya koyarken, Adalet Bakanlığı bu suçlarla mücadele kapsamında ağır yaptırımlar içeren yeni bir yasal düzenleme üzerinde çalışıyor.
2025 yılı içerisinde yaklaşık 1 milyon şüpheli işlem bildirimi yapıldı. Bu bildirimlerin yarısından fazlasının doğrudan bankalar tarafından iletilmiş olması, finansal sistemin sıkı takipte olduğunu gösteriyor. Yapılan incelemeler sonucunda, bu bildirimlerin yüzde 65'inde doğrudan dolandırıcılık suçunun işlendiği tespit edildi. Güncel verilere göre, Türkiye genelinde bu yöntemle mağdur edilmiş yaklaşık 50 bin kişi olduğu tahmin ediliyor.
Dolandırıcıların temel stratejisi; gençler, ev hanımları ve emekliler gibi gelir arayışında olan kesimleri hedef almak üzerine kurulu. Avukat Mustafa Zafer'in değerlendirmelerine göre, suç şebekeleri şu yöntemleri izliyor: "Burs vereceğiz" veya "Evden iş imkanı" diyerek mağdurların banka bilgilerine erişiliyor. Ardından, "Para hesaba düşmedi, bankacılık bilgilerinizi teyit edelim" denilerek hesap kontrolü ele geçiriliyor. Ele geçirilen bu hesaplar; sanal bahis, yasa dışı kumar ve uyuşturucu ticaretinden elde edilen kara paranın aklanması için kullanılıyor.
Avukat Zafer, çok küçük tutarlardaki hesap hareketlerinin bile kişiyi suç ortağı konumuna düşürebileceğini ve 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya bırakabileceğini hatırlatıyor. Bu nedenle, vatandaşların mağduriyetten korunmak için dikkatli olması ve gerekli önlemleri alması gerekiyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuyla ilgili yasal düzenleme çalışmalarının devam ettiğini teyit etti. Meclis gündemine gelmesi beklenen düzenlemeyle birlikte suçun tanımı ve cezası ağırlaştırılıyor. Banka hesaplarını para karşılığı kullandıranlar veya başkasının IBAN numarasını bedel ödeyerek kiralayanlar doğrudan "nitelikli dolandırıcılık" suçundan yargılanacak. Suçun failleri için 3 yıla kadar hapis cezası ve 2,5 milyon liraya kadar idari para cezası verilmesi öngörülüyor.
Kullanıcıların, kendi adlarına açılmış hesaplardaki hareketlerden sorumlu tutulması ve "bilgim yoktu" savunmasının sınırlandırılması hedefleniyor. Uzmanlar, dolandırıcılık şüphesi taşıyan vatandaşların vakit kaybetmeden bazı adımları atması gerektiğini vurguluyor. Periyodik olarak e-Devlet üzerinden banka hesapları ve hesap hareketleri kontrol edilmeli. Kişinin bilgisi dışında gerçekleşen bir transfer görüldüğünde derhal ilgili banka ile iletişime geçilmeli. Durumun yasal bir zemine oturması ve sorumluluktan kurtulmak için en yakın savcılığa gidilerek suç duyurusunda bulunulmalı.
Bu önlemler ve yasal düzenlemeler, IBAN dolandırıcılığına karşı mücadeleyi güçlendirecek ve vatandaşların mağduriyetini önleyecektir. Ancak, vatandaşların da bilinçli olması ve gerekli önlemleri alması gerekiyor. Banka hesaplarını ve hesap hareketlerini düzenli olarak kontrol etmek, şüpheli işlemleri hemen bildirmek ve yasal süreçlere başvurmak, mağduriyetten korunmak için önemli adımlardır.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın veya kayıt olun.